
Altını Yükselten 4 Temel Etken
Ekonomist Selçuk Geçer, ons altının 4.400 dolar seviyesini test ettikten sonra 4.300 dolar aralığında denge bulmaya çalıştığını ifade ederek, yükseliş trendini destekleyen unsurları açıkladı.
Altın fiyatlarını yukarı çeken dinamikleri dört ana başlık altında toplayan Geçer, ABD’den gelen Enflasyon (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verilerinin piyasaları rahatlattığını vurguladı.
Geçer, piyasalardaki beklentilerin tersine bir durumun ortaya çıktığını belirterek süreci şöyle özetledi:
“Amerika’dan gelen ÜFE verisi 4.500 dolara giden yolu da açmış oldu.
Hem TÜFE hem de ÜFE verileri beklentilerin altında kaldı. Petrol fiyatlarındaki artış 90 dolarda sınırlı kalırken, maliyetler üzerinde büyük bir etkisi olmadı. Böylece Fed’in faiz artırım beklentileri de ortadan kalkmış oldu.”
“Dolar Zayıflıyor, Altın Cazip Hale Geliyor”
Fed üzerindeki faiz artırma baskısının azalmasıyla birlikte doların değer kaybettiğine dikkat çeken Selçuk Geçer, gelişen piyasa dinamiklerini şu şekilde aktardı:
“Fed’in yeniden faiz artıracağı düşüncesinin zayıflaması doları da zayıflatıyor. Dolar zayıfladıkça, dolarla fiyatlandırılan altın diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar için son derece cazip hale geliyor. Bu durum da altına olan talebi artırıyor.”
Merkez Bankaları Rekor Kırıyor: “Güney Kore 13 Yıl Sonra Hareket Etti”
Piyasalardaki yüksek fiyat seviyelerine rağmen Merkez Bankalarının altın alımlarını sürdürdüğünü belirten Geçer, rekor verilere ve Güney Kore’nin beklenmedik adımına değindi:
“Güney Kore Merkez Bankası yaklaşık 13 yıldır altın ile ilgili herhangi bir işlem gerçekleştirmiyordu ancak bu defa ilginç bir adım attı. 250 milyon dolarlık GLD (SPDR Gold Shares) yatırımı yapma kararı aldı. Yılın ikinci çeyreğinde net altın alımları 289 ton oldu ki bu, ikinci çeyrekler açısından rekor demektir. ‘Fiyatlar çok yükseldi, kimse almaz’ diyenlere cevap: Merkez bankaları rezerv çeşitliliğine gidiyor ve doları azaltıp altını artırıyor.”
Küresel Gelişmeler: “Barış da Olsa Savaş da Olsa Altın Değer Kazanır”
Küresel gündemin önemli meselelerinden biri olan ABD-Iran gerilimi ve Hürmüz Boğazı krizi üzerine değerlendirmelerde bulunan Geçer, her iki senaryoda da kazanan tarafın altın olacağını ifade etti:
1. Senaryo (Anlaşma ve Barış): “Hürmüz meselesi çözülürse, petroldeki jeopolitik risk azalırsa petrol fiyatları hızla düşer. Benzin ve üretim maliyetleri rahatlar, enflasyon baskısı hafifler. Bu da Fed’in faiz indirmesine yol açabilir ki bu durum altının yeniden yükselmesini sağlar. ‘Hürmüz’de barış oluşursa altın satılır’ anlatısı geçersiz hale gelir.”
2. Senaryo (Kriz ve Çatışma): “Hürmüz tekrar kapanırsa ve çatışmalar başlarsa petrol fiyatları ile enflasyon yükselebilir. Ancak bu durumda insanlar yine altına yönelirler çünkü mesele artık Fed’den çıkıp durdurulamayan jeopolitik risk haline gelir. Borsalardan çıkan sermaye güvenli limana doğru kayar.
Cilt Altın Yatırımcılarına İki Uyarı:
Türkiye’deki altın yatırımcıları için ons altındaki ve Dolar/TL kurundaki hareketlerin aynı anda etkili olabileceğini hatırlatan Selçuk Geçer, teknik seviyeleri işaret ederek sözlerini şöyle tamamladı:
“4.500 dolar ilk psikolojik direnç noktasıdır. Eğer bu seviye aşılırsa artık 5.000 dolardan bahsetmeye başlayabiliriz. Gram altında ise ons yükseldiğinde Dolar/TL tarafında da yukarı yönlü hareket olursa çift etki yaşarız ki Türkiye’deki yatırımcılar onsun artışından daha hızlı bir kazanç elde edebilirler.””
DİKKAT: Bu haberde yer alan bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.
The post Selçuk Geçer altın fiyatlarının yükseleceği seviyeyi açıkladı: Rakam verdi first appeared on .